HOŞGELDİN HAYAT

İki ayı aşkın süredir Dünya ile birlikte tecrit hayatı yaşadık. Karadağ’da oluşumuz bir Alaska kadar olmasa da bizim için büyük şanstı. Biz duyarlı bireyler olarak kendimize dikkat ettik fakat en önemlisi, bizimle birlikte tüm ülke dikkat etti. Her ne kadar pandemi başlangıcı sağlık sistemimizin durumundan dolayı kalbimiz küt küt attıysa da, defansımız zayıftı ama orta sahamız mükemmel oynadı. Hatta öyle titizlikle yürüdü ki işler; kalecinin eline top değmedi.

Sizinle ettiğim bu sohbette ikinci dalga, teknik konular pandeminin gidişatı, vakalar ve ölümlerden konuşmayacağım. Bu yazı Cuma günü içeceğimiz kahvenin verdiği sevinçten bahsedecek.

Farkındayım nurlar içinde uyusunlar ülkemizde, Dünya’da çok insan kaybettik. Çok para kaybettik. Geleceğimizde de eminim maddi manevi çok kayıp olacak. Fakat biz Cuma günü kahve içeceğiz. Şu anda bu yazıyı okuyorsunuz ve entübe değilsiniz. Sağlıklıyız. Sonucu çok daha vahim olacak bir sürecin üstesinden geldik.

Biz bu kahveyi hak ediyoruz. Her ne kadar insan olarak içine ettiğimiz doğa düzeninin aslında ne kadar kutsal olduğu, aslında ne kadar yaşanması gerektiği kafamıza balyoz gibi inse de biz bu kahveyi hak ettik.

Eğer bir yakınımı kaybetseydim korona benim için o olurdu. Ama şimdi korona deyince kurallara uyan bir Karadağ, Tuzi’de dağıtılan koli koli malzemeler, yolda yürürken kaldırım değiştiren insanlar ve boş dediğimiz Karadağ şehirlerinin aslında ne kadar dolu olduğu aklımda. 2 ay boyunca kapandığımız evlerde ekmek yapmayı, kek yapmayı hatırladık; ayda bir aradığımız büyüklerimizi her gün aradık, bazılarımız “zaten orada; gitmiyor” dediği Türkiye’ye gitmek için bin dereden su getirdi.

“Her şerde bir hayır var” derler ya; bazı şeyler belki farkında değiliz ama içimizde değişti. Kendi hayatımızda sanki kendimize daha fazla yaklaştık. En azından bize iyi geldi veya kötü geldi ki farketmez; 2 ay boyunca kendi kendimizle kaldık. Evet biz 2 ay çok zorlandık. Tehlikeli bir alışma havasına bürünmek üzereydik ki dünyanın bir çok ülkesi halen tecritteyken biz hayatı yeniden başlattık. Normale erişmek için bir tek sınırlar kapalı ve 2 ay tutulan oruçtan sonra içilen sigara gibi; biz bu Cuma o kahveyi içeceğiz.

Bu önlemin kalkmasının riski veya yararı – zararı üzerinde durmayacağım. Benim aklımda Cuma içeceğim kahve var. Daha tadını alamamıştım, meydana karşı Sicilia hem de… Adres belli. Bendeniz uzmanlığı teknoloji olan bir adamım. Teknolojik işleyişlerde ve bir çok cihazda yeniden başlatmanın tanımıdır Reset. Çoğu zaman da çok işe yarar. Pek zararı görülmemiştir. Bir daha böyle testlerin ne bize, ne çocuklarımıza, düşmanımıza bile uğramaması dileği ve hayata attığımız Reset ile hayde gelin Polyanna’yı kolumuza takıp diyelim ki:

Hoşgeldin Hayat!

Yücel Mehmet Ungan
yu@adreskaradag.com